![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Nuh'un Gemisi Ender Güzey Performans Projesi 1993 Ressam Ender Güzey,1951 İstanbul doğumlu. St. Georg Avusturya Lisesi ve Münih Güzel Sanatlar Akademisi, Resim, Heykel ve Grafik bölümleri mezunu (1975). 1975-1978 yıllarında Prof. Mac Zimmerman'ın asistanı. 1978-1982 arasında doçent ve aynı akademinin sanat bölümü başkanı. İstanbulluluğunun, kendisinin doğumundan çok önce başlamış olmasına denk, yaratıcılığın mihenk taşı da "okul" ve ekol cetvelleri değil, dünya ölçeğindeki sanat "pazarı." Güzey, 3000 dolayındaki profesyonel ressamın bilek ve yürek yarıştırdığı Münih sanat çevresinde yaşıyor. Şu bizim Evliya'dan tevarüs olsa gerek, sadece o coğrafyada mıhlanmayıp; diğer Cermen şehirlerinin sisine, Galya şaraplarına, Alp karlarına ve Flaman ovalarının yeksenaklığıyla Asia Minor bozkırına, şaka değil sayısı 70'i aşan sergi ile kendi sanatını katmış bulunuyor. 1992 Ekim'inde Avusturya-Almanya sınırındaki Salzbach Nehri üzerinde "Işık Köprüsü"nü kurmasında beliren kalıcı obje tutkusu, 1993 Temmuz'unda Ahırkapı'da diktiği "Deniz Şehitleri Anıtı'na uzanıyor. Uzanıyor ama, Ankara Kalesi'nin burcunda, Zwolle Hollanda'da ve Rumeli Hisarı'nda seyirciye gösterip yok ettiği ateşli, müzikli ve danslı "Anka Kuşu" performanslarıyla kendi kalıcılğına dil de çıkarıyor. Şimdi ele aldığı "Nuh'un Gemisi" projesi, ikinci çizgiye uyan sembolik bir girişim. Bu projenin ilk tanıtımı da 1992 Mayıs'ında yapılmış bulunuyor (TRT INT). Ocak 1993'te Almanya Kültür Bakanlığı'nın Münih'teki tanıtım sergisini üstlendiği proje, "Köln Kunst" ve Bayerischer Rundfunk aracılığı ile Alman basınının; "Global Bridge" şenliğiyle New York, Berlin ve Tokyo'daki sanat çevrelerinin; şimdi de ufak ufak Türk basınının ilgisini çekiyor. Eylül 1993'te Boğaziçi'nde yüzdürülecek olan obje, aynı anda "Auf 80 Arten um die Welt" (80 Çeşit Devr-i Alem) şenliği çerçevesinde de ele alınacak ve "Nuh'un Gemisi'nin güneş amblemi dünyanın bir başka köşesinde denize bırakılacak. Ender Güzey, perspektifi dağıtan Matrakçı Nasuh gibi İstanbullu. "Nuh'un Gemisi" adını verdiği projenin gerçekten neye benzeyeceğini söylemiyor. Anlaşılan yine dil çıkarmaya hazırlanıyor. .. Karadeniz çektirmesi tipinde bir geminin güvertesine sazları ve cazları bindirip, gövdesine yok ettiğimiz tabiatın insan, hayvan, plankton, börtü böcek sembollerini mi konduracak, yoksa dev bir salın üzerine güneş kurslarını, boğa boynuzlarını, zehir yeşili yapraklarla hüzünlü insanları mı oturtacak bilinmiyor. Karadeniz üzerinden Argonaut'lara; dünya denizlerinin çalkantılarından kavrayamadığımız Evren'e; Seyr-ü seferiyle gelmeniz için uyaracak. Boğaziçi iskelelerinden müzik eşliğinde süzülecek olan gökkubbeye ateş topları fırlatılacak ve son limanda herşey yakılacak. Kirli pusundan saydam maviliğini unuttuğumuz Boğaziçi gökleri "aydın"lanacak. Güzey'in iki belirgin tutkusu olan su ile ateş birleşecekler ve ufacık ama kibirli; yaratıcı ama cazgır; ölümlü ama sonsuz İnsan'ın Doğa'yı yokedişine ağıt yakacaklar. Biz kıyıdakiler de belki ancak böyle yeşili, maviyi, umudu ve düşü katletmekten başımızı alamadığımızı ve artık 12'ye 10 kaldığını öğrenebileceğiz… Dr. Dara Çolakoğlu |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||